DNS Açığı – DNS Zehirlenmesi
DNS Nedir ?
DNS (Domain Name System) Internet’teki alan isimlerinin (www.mehmetselim.com gibi) IP adreslerine (192.140.80.241 gibi) ve IP adreslerinin alan isimlerine dönüştürülmesinden sorumludur. Bu göreviyle Internet’e bağlı herhangi bir sistemin normal çalışmasında kritik bir bileşendir. DNS protokolünün tanımı ve gerçeklenmesi RFC 1035′te4 tanımlanmıştır.
DNS Açığı
DNS kullanılmaya başladığından beri sistemlerde en sık bulunan “önbellek zehirlenmesi”, DNS açıklığının da saldırdığı zayıflıktır. Önbellek zehirlenmesi, bir DNS sunucusuna yetkisiz bir kaynaktan veri yüklenmesine verilen genel isimdir. Hatalı yazılımla, yapılandırma hatalarıyla ya da DNS protokolünün açıklarıyla başarıyla iletilen özgün olmayan veri, sistem performansını artırmak için saldırılan sunucunun önbelleğine gelir ve böylece önbellek “zehirlenmiş” olur. Alan adının sunucusunun IP adresinin ya da alan adının NS kaydının yönlendirilmesine dayanan değişik yöntemlerle zehirlenme mümkündür. Bir üçüncü yöntem de, gerçek alan adı sunucusu yanıt vermeden, kötü niyetli sunucunun araya girerek yanıt vermesine dayananan, man-in-the-middle (araya girmek) türünden bir saldırıyla DNS sunucusunun önbelleğinin zehirlenmesidir. Bu tür saldırılar, sorgu yapıldığında asıl yanıt vermesi beklenen DNS sunucusundan önce saldırganın yanıt vermesi esasına dayanır.
Bir DNS mesajı, header (başlık), question(soru), answer(yanıt), authority(yetki), additional(ekler) olmak üzere beş bölümden oluşur. Bunlardan konuyla ilgili olan “header” bölümünün ilk 16 biti ID olarak isimlendirilmiş bir “nonce”5 olarak tanımlıdır ve sorguyu düzenleyen program tarafından doldurulan bir alandır. Bu alan, sorguya verilen yanıta da birebir kopyalanır ve böylece soru-yanıt eşleştirmesi sağlanabilir. Araya girilerek yapılan önbellek zehirlenmesi saldırıları, bu sayının tahmin edilmesine dayanır.
Önce Ian Green’in farkettiği ve Dan Kaminsky’nin farkındalığı artırarak uygulama seviyesinde çözümleri koordine ettiği açıklık, kullandığı yöntemler ve zafiyetler açısından yeni olmamasına rağmen, olası nonce’ların azlığı, sorguların kaynak kapılarının rastgele seçilmemesi ya da yetersiz rastgelelikte seçilmesi gibi durumların bir arada araştırılması sonucunda, etkili bir yöntem bulunduğunun görülmesinden sonra açıklık olarak belirlenmiştir.
Aşağıda gösterilen örnek bir saldırı sonrasında saldırılan DNS sunucusu sorgulara hatalı yanıtlar verebilir ve kullanıcıları istedikleri sunucular yerine saldırganın istediği sunuculara aktarabilir. Bunun sonucunda web trafiği, e-posta iletileri ve diğer önemli ağ üzerinden iletilen veriler saldırganın kontrolündeki sistemlere yönlendirilebilir.
Kullanılan DNS sunucusunun açıklığının bulunup bulunmadığı Dan Kaminsky’nin sayfasından (http://www.doxpara.com/) kontrol edilebilir.
Detaylı Bilgi İçin: http://www.bilgiguvenligi.gov.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=294&Itemid=6 adresine bakabilirsiniz.


Teşekkürler